Blog Arşivleri

Kur’an ‘eşitliği’ emretmez !

 Rabbinin rahmetini onlar mı bölüştürüyorlar? Dünya hayatında onların maişetlerini(geçimlerini) aralarında biz paylaştırdık. Ve onların kimini kimine derecelerle üstün kıldık ki, bazısı bazısını tutup çalıştırsın. Rabbinin rahmeti, onların derleyip topladıklarından daha hayırlıdır. – Zühruf Suresi / 32

 

Bir yanda, insanları ‘eşit köleler’ haline getirmek isteyen komüniteryen ideolojiler ve bu ideolojileri ‘İslam’ kılıfında pazarlamaya çalışan modern şarlatanlar; diğer yanda ise Mekke’de inen Zühruf Suresi’nin 32. ayeti. Rahman ve Rahim olan Allah, Kur’an-ı Kerim’in birçok yerinde “bunda düşünen kavimler için ibretler vardır” buyuruyor. “Düşünen” insan için mezkûr ayette de ibretler çoktur. Ancak düşünmek yerine devimcilik oynayan insanların bu ibreti de pas geçecekleri ne yazık ki bir hakikat.

Öyle bir devrimcilik oyunu var ki  ‘birileri’ Allah’ın buyruğundan ziyade -Marx ve Engels’in yazdığı- Komünist Manifesto‘daki şu cümleye bel bağlamayı yeğliyor;

Komünizm, kimsenin toplumsal ürünleri mülk edinme gücünü elinden almıyor, yalnızca o mülkiyet yoluyla başkasının emeğini boyunduruğa sokma gücünü alıyor. (Bölüm II – Proleterler ve Komünistler)

 

Komünizmin özeti niteliğindeki bu cümlenin, Kur’an-ı Kerim’de geçen “bazısı bazısını tutup çalıştırsın” ifadesiyle taban tabana zıt olduğunu rahat şekilde görebiliyorsunuz herhalde?

Özetlemek gerekirse;

– İslam insanların eşit olduğunu(ya da olması gerektiğini) söylemez oysa komünizm fıtrata ve eşyaya ters bir mantıkla ‘eşitliği’ idealize eder. Bu, İslam’ın adaletsiz komünizmin ise adaletli bir sistem olduğu anlamına kat’i suretle gelmez. Aksine İslam’ın mantık dini olduğunu gösterir. Şimdiye kadar komüniteryen normlar üzerine var olmuş hiçbir devletin hakiki refahı-adaleti tesis edememiş olması, adaleti tesis edemediği gibi vahşeti-diktatörlüğü getirmiş olması da komünizmin mantıksızlığını gösterir. (Küba, Doğu Almanya, Kuzey Kore, Çin… Bu ülkelerden hangisi kapitalist batı ülkelerindeki refaha, mutluluğa, demokrasiye erişebildi? Hiçbiri.  Bunun için Doğu Almanya’dakiler, Batı Almanya’ya; SSCB’dekiler, Küba’dakiler Avrupa ve Amerika’ya kaçmaya çalıştılar. Ve yine bunun için bu baskıcı devletler ‘duvarlar’ ördü, insanların seyahat özgürlüklerini kısıtladı. Deneyimler neticesinde gördük ki “eşitlik”, cenneti vadeden komünist ideologların anlattığı gibi bir şey değilmiş.)

– Eşitliği emretmeyen İslam, bir sermayedarın-iş sahibinin ‘ücretli işçiler’ çalıştırmasına da mani değildir. (Yeter ki işveren, işçisine adaletli olsun) Oysa komünizm “emeğin boyunduruk altına girmesi” olarak tanımladığı bu duruma karşıdır.

– İslamiyet’te infak-zekat-sadaka vardır. Ancak bunlar “yukarıdakini aşağıya, aşağıdakini yukarıya” çekme amacıyla değil yalnız ve yalnız ‘aşağıdakini yukarıya çekme’ amacıyladır. Hiç kimse ve hiçbir sistem Tanrı rolüne girip toplumsal katmanları regüle edemez. Malumunuz olduğu üzere komünizmde-devletçi ideolojilerde bu durumun tam zıttını bulursunuz. “Rabbinin rahmetini onlar mı bölüştürüyorlar? Dünya hayatında onların maişetlerini(geçimlerini) aralarında biz paylaştırdık. ” ayet-i kerimesinin tam karşısında bir durum.

 

Şimdi zaman tercih zamanıdır. Allah’ın buyruğu ile bu buyruğun karşısında yer alan sistemler arasında bir tercih zamanı.